helo

Blog yazmayalı asırlar oldu sanki. Düşününce çok da olmamış aslında. 4 sene falan. Bu sosyal medyalar geliştikçe daha üşengeç oldu insanlar. Ben de onlardan biriyim. Twitter gibi mikro bloglar sayesinde kendimizi kısa kısa ifade edip daha geniş kitlelere hitap eder olduk. Bu gidişe bir dur demeli ve eski alışkanlığın olan blogculuğa geri dönmelisin Tuğçe dedim kendime. Yok aslında öyle de demedim tam olarak. Şöyle demiş olabilirim: İstanbul’daki kurulu düzenini, evini, işini bırakıp elin Londralarına gidiyorsun o kadar, bari kıçını kır da otur blog yaz. Evet tam olarak böyle dedim. Daha da bir yere gittiğim yok ha. Vize bekliyorum elin lanet ingilizlerinden. Neyse işte buralar böyle komple avrupa maceralarıyla dolsun tez vakitte inşallah. Bir sürü yerler gezmek istiyorum. Her ay için ayrı bir ülke planı yaptım bile. Umarım gerçekleştirebilirim ve burada da paylaşırım. Gezi blogu yazan insanlara hep özenmiştim. O özendiğim insanlardan biri mi olacağım ne? Hayırlısı.